5 Mayıs 2012

GERİYE GİDEN AYAKLAR

   İZ, TAYFUR AYDIN,2011, TÜRKİYE


    31.İstanbul Film Festivali'nden Onat Kutlar Jüri Özel Ödülü ve En İyi Müzik Ödülü alan film İstanbul sahnelerinde tam bir klasik hikaye olarak ilerlerken Doğuya gidildikçe biraz da coğrafyanın etkisiyle süzülüp güzelleşmeye başlıyor. Hatta ilk başta yine izlemekte zorlanacağım bir film dedim ama filmin sonunda sarsıldım.
    
    Oyunculuk açısından tam bir talihsizlik olduğunu da eklemeliyim. Hatta Serdar Orçin bile kendini iyi ifade edememiş bu filmde. Belki de bu yüzden filmin ikinci yarısında karaktere değil de öyküye odaklandığında film daha çok güzelleşmeye başlıyor.

    Aslında tabi bu Türkiye sinemasında gerçeklik olgusunun yeniden düşünülmesi gerektiğini de sorgulatıyor. Belli klişeler neden aşılamıyor, toplumsal değişim mi gerekiyor önce yoksa sinemanın mı önce kendini değiştirmesi gerekiyor. Türkiye gerçekçiliğinde Yılmaz Güney'den sonra ciddi bir durgunluğa girildiği çok açık ama 2000'li yıllardan itibaren bu bayrağı tekrar kuşanmaya çalışan ve şu anda daha çok kısa film çekmekle meşgul olan bir gençlik var. Bu süreci atlatıp uzun metraja yöneldiklerinde sanırım Türkiye sinemasal gerçeklikte önemli bir yol katedecektir. Çünkü film festivallerinde kısa ve uzun metrajları karşılaştırınca kısaların daha gerçekçi, uzunların ise daha genel hikayeler olduğunu görüyoruz. 

    Filmin yolu açık olsun.

 
    ali reza dürü

Hiç yorum yok: