Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Edebi Sinema etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BEN O DEĞİLİM : KİMLİKSİZLİK SARMALI - Ali Rıza Duru

2014 İstanbul Film Festivalinden En İyi Film ödülüyle dönen Ben O Değilim nihayet Başka Sinema salonlarındaki yerini aldı. Yönetmen Tayfun Pirselimoğlu Rıza-Pus-Saç üçlemesinden sonra bu defa kimliksizlik meselesine daha etraflı bakmayı denemiş. Film bir erkekler dünyası olarak başlıyor. Bu erkekler dünyasında bolca pornografik ögeler, yalnızlık, anlamsızlık gibi içerikler var. Bu dünyayı oluşturan kavramlar aynı zamanda onları bu dünyanın dışındaki bir alana doğru savuruyor. Bir restorantın temizlik görevlileri olarak çalışan bu erkekler, bulaşıkçı olarak aralarına katılan Ayşe'den sonra bir dönüşüme uğruyor. Ama bu durum en çok Nihat'ı etkiliyor. hayatı tam bir boşluk ve hiçlik duygularıyla dolu olan Nihat kadının samimi davranışlarıyla birlikte kendi yalnızlığından çıkıp kadının dünyasında bir yer edinmeye çalışıyor. Eşi cezaevinde olan Ayşe, kocasına çok benzeyen Nihat'ı evinin ve dünyasının merkezine yerleştiriyor. Eşi Necip'le olan bütün bitirilmemiş işleri...

KAN BAĞLAR / BLOOD TIES: AVRUPADA ÇÖKEN AİLE SİSTEMİNE ÖZLEM - Ali Rıza Duru

Blood Ties/ Kan Bağları, Guillaume Canet, 2013 Ali Rıza Duru Beyazperde.com tarafından 26 Mayıs 2014 günü Ortaköy Feriye Sineması'nda düzenlenen ön gösterim sayesinde Kan Bağları ( Blood Ties) filmini izleyip bloggerlarla paylaşma fırsatı bulduk. Edebifilmler adına katıldığımız bu ön gösterimle birlikte yeni bloggerlarla konuşma ve değerlendirme yapmak önemliydi. Karışık Bir Aile Profili Filmin geçen sene Cannes Film Festivali programında gösterilmiş olması bizim açımızdan ayrıca bir öneme sahip. Bunun yanında oyuncu kadrosu ve hikayesiyle de yeterince ilgi uyandırmıştı. Filmde polis olan Frank (Billy Crudup) ve abisi Chris (Clive Owen) arasındaki kökleri geçmişe dayanan kardeşlik hikayesinin geldiği nokta anlatılıyor. Annesiz büyüyen bu iki kardeşin orta yaşlara geldiklerinde yolları tamamen ayrılmış ve hayat onları birbirilerinin karşı pozisyonlarında konumlandırmıştır. Frank polis olmuş, abisi Chris ise cinayetten 12 yıl hapis y...

NEDİR BU EDEBİ FİLMLER ? - Ali Rıza DÜRÜ

Uzun zamandır bir çok kişiden edebifilmlerin kapsamı konusunda mesaj alıyorum, sorular soruluyor. Bu anlamda ilk elden kabaca bir liste yayınlamayı uygun buldum. Aşağıdaki filmler 1990 sonrası Türkiye sinemasında görülen ve edebifilmler kapsamında gördüğüm filmleri içeriyor. Halen kapsamlı bir değerlendirmem devam etmekte olduğu için şimdilik listenin küçük bir kısmını paylaşıyorum. Ve bu listenin içinde dünya sineması bulunmamaktadır. Listeyi inceledikten sonra sizlerin eklemek istediği Türkiye veya dünya sinemasından filmleri bana yazabilirsiniz.Bu anlamda aşağıdaki listenin tartışılmasını önemli buluyorum. Nuri Bilge Ceylan (Kasaba, İklimler, Üç Maymun, Bir Zamanlar Anadolu'da) Reha Erdem (Beş Vakit, Hayat Var, Kosmos,  Jin, Şarkı Söyleyen Kadınlar) Derviş Zaim (Cenneti Beklerken) Özcan Alper (Sonbahar, Gelecek Uzun Sürer) Pelin Esmer (11'e 10 Kala, Gözetleme Kulesi) Zeynel Doğan, Orhan Eskiköy (Babamın Sesi) Ali Aydın (Küf) Onur Ünlü ( Sen Aydınla...

RÜZGARLAR: SESLERİ GÖRMEK - Ali Rıza Duru

Rüzgarlar, Selim Evci, 2012 11'e 10 Kala ve Babamın Sesi filmlerinden gördüğümüz sesleri kaydetmek teması Rüzgarlar'da bir defa daha karşımıza çıkıyor. Biçimsel olarak güzel parantezler açan bu tekniği anlaşılan sinemada daha da göreceğiz. Gökçeada'ya ses toplamak için giden Murat adanın dinginliği, sessizliği, telaşsızlığı, zamanın başka bir formunu görür ve kendini adaya ait hissetmeye başlar. Sesleri kaydetmeye başladıkça adanın tarihine de tanıklık etmeye başlar. Geçmişten gelen ses kayıtlarının tarihi ortaya çıkarması izleyici için yeni bir durum değil tabi ama dedim ya biçimsel açıdan zengin bir teknik. Madam Styliani ile tanışıklığı da ses kayıtları esnasında olur ve Madam Styliani Murat'a bütün bir ada tarihini anlatmaya başlar. Kayıtlarda muhafaza edilecek olan bu kayıtlar çok sonradan da filmin süreçlerini belirleyecektir. Madam Styliani öldükten sonra adaya gelen torunu Eleni de aslında yıllardır uğramadığı adanın bambaşka bir yönünü görmüş o...

Frances Ha: KAYBEDEN DANSÇININ HİKAYESİ - Ali Rıza Duru

Frances Ha, Noah BaumBach, 2012 Daha önce İf İstanbul ve Altın Koza kapsamında ülkemizde gösterimi yapılan film "Başka Sinema " kapsamında tekrar izleyici karşısına çıktı. Beyoğlu Sinemasının bu yeni projesi kapsamında ay boyunca seçilen filmler çok defa gösterilerek herkesin izlemesine olanak sağlıyor. Kısıtlı vizyon sürelerinin getirdiği alışkanlıklara da bir eleştiri getirmiş oluyor bu durum.  Frances, 27 yalında amatör bir dansçı olarak yaşamını sürdürmeye çalışır. Arkadaşlarından yaşça büyüktür, ailesinden ayrı yaşar, sevgilisinden ayrıldıktan sonra bir türlü yeni birini bulmaz. İşler yolunda gitmez, dansla ilgili kurduğu hayaller genel anlamda ters gider, insanlara yalanlar söyleyerek kendini ayakta tutmaya çalışan Frances, tam bir tutunma çabası içindedir. Ama gerçek anlamda hayatı zordur. Çevresindeki herkes kendisine tutturduğu yolda istikrarla devam ederken, Frances bunu başaramaz. O hiçbir zaman yıldızlaşamayacak bir dansçıdır. Bir çok filmde bir dan...