Ana içeriğe atla

Kayıtlar

iran sineması etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kaplumbagalar da Uçar - Bahman Ghobadi

İran Sineması ve Kadın Ulus  Baker İran sinemasında yalnızca kadının varlığı konusunda değil, İslam’da aslında yasak olan "imajın" varlığını tartışmanız gerekir önce. Yoksa hiçbir kültür kadınlara "dayanamaz" --muhakkak çekicilikleri ve birtakım güzellikleri, işveleri vesaire vardır onların. İşte Mahmalbaf'ın Kandahar filmine bakın --ne diyordu? İmajları olmayan ülke. Niçin? Çünkü kadınlarını burkalara kapatmış. Bu sosyo-politik gerçeklik yine de filme bir paradoks olarak yansımış bulunuyor (ve hissedebildiğim kadarıyla filmin yönetmeni bunun pek farkında değil): burkalarla Afganistan yaylalarında çekilmiş kadınlar filmin en güçlü ve rengarenk imajlarını oluşturmaktan geri kalmıyorlar, kapatıyorlar onları, onlar ise burka denen giysilerini yeniden ve yeniden icat ederek, renklendirerek, o çok özel erotizm dozunu kendi keyiflerince ayarlayarak cevap veriyorlar. Hayat şu ya da bu bicimde akacaksa ille de akabileceği kanalları üretmek, yeniden ü...

KADINLAR SAHA DIŞINA

   Offside, Jafar Panahi, 2003, İran    Ayna'dan sonra tekrar bir Panahi filmi izlemek çok iyi geldi. İran'ın değerli sinemacılarının değerli bakışlarıyla İran'ın başka bir yüzünü daha gördük.    Kadınların, yaşamın her yerinden atıldığı gibi olası bir küfür duyma tehlikesinden ötürü maçlara alınmalarının hikayesi anlatılıyor. Çeşitli yollarla cezalar almayı göze alarak içlerindeki futbol sevgisini stadyumda yaşamak istemelerinin vebali ahlak zabıtasının karşısına çıkmak oluyor. Erkeklere ilan edilmiş sayılan bir ülkede sıkı yaşam koşulları, stadyumda futbol oynamayı dahi yasaklamıştır ve içlerindeki tutkuya ulaşmak için kimi asker kıyafeti giyerek, kimi saçlarını  kestirip erkek gibi giyinerek kimiyse kör taklidi yaparak erkeklerin kanunları içinde erkek taklitleriyle ulaşmaya çalışırlar. Tam bir paradokstur gerisi. İranlı olmayan kadınların küfürleri anlamayacakları için gelip tribünde maç izlemesi yasak değilken, kendi ülkelerinin kadınların...

İRAN'IN YÜREKLİ YOKSULLARI

     Cennetin Çocukları, Majid Majidi, İran,1997      İran sinemasına diyecek söz yok. Majidi, Ghobadi, Kiarostami, Makhalbaf Zümresi, Farhadi, Panahi gibi isimler sayesinde dünyanın en temiz hikayelerine ortak oluyoruz. Bunların en önemli isimlerinden biri hiç şüphesiz ki Majidi. Baran, Serçelerin Şarkısı, Cennetin Rengi gibi filmleriyle hayatımıza unutulmayacak görüntüler işledi.    Cennetin Çocukları da bu filmlerden biri. Ve kıyaslama yapma şansı tanımayan çünkü her biri diğerinden daha güzel olan Majidi örneklerinden. Filmi izlediğinizde ayağınızdaki ayakkabılara geri kalan ömrünüz boyunca bakakalabilirsiniz. Bilhassa beyaz renk converse tipi ayakkabılara.    Bir coğrafyadan çıkan başka başka seslerden, yaşantılardan sadece biri belki bu. İzlenip geçilecek gibi değil, işlenip durulacak gibi bir film.     İyi ki hala film yapıyorsun. Yönetmenin İzlediğim Filmleri: Pedar (19996),  Cennetin Çocukları (199...