Ana içeriğe atla

Kayıtlar

YOZGAT BLUES - Ali Rıza Duru

Yozgat Blues, Mahmut Fazıl Coşkun, 2013 Ali Rıza Duru Başka Sinema salonları vasıtasıyla izlenebilen ender filmlerden biri de Yozgat Blues. Sinema salonlarında kimsesiz kalmış filmlere kucak açmasıyla birlikte salonların neredeyse hep dolu olduğu ve aslında bu tür filmlerin izleyicisinin bulunmadığı iddiasını da çürüten bir organizasyon haline geldi bu proje. Gerçek anlamda izleyiciler gidip bu filmlere ilgi gösteriyor ve  bu da salon sahiplerini ve film yaratıcı ekiplerini oldukça memnun ediyor.  Ercan Kesal'ın Sen Aydınlatırsın Geceyi, Küf şimdi Yozgat Blues'daki oyunculuk performansı da giderek yeni bir jön yaratıyor. Kesal'ın ayrıca Tayfun Pirselimoğlu'nun yeni filmi Ben O Değilim'de de iki ayrı karakteri canlandırdığını biliyoruz. Giderek genişleyen bir izleyici kitlesine sahip olan Kesal'ın karakteristik yüz ifadesi, tavırları, ağır tonlu yaklaşımları, gözündeki kızarıklık, yüzünde derinlik oluşturan o ifadesi ile tercih edilmeye devam edecek g...

RÜZGARLAR: SESLERİ GÖRMEK - Ali Rıza Duru

Rüzgarlar, Selim Evci, 2012 11'e 10 Kala ve Babamın Sesi filmlerinden gördüğümüz sesleri kaydetmek teması Rüzgarlar'da bir defa daha karşımıza çıkıyor. Biçimsel olarak güzel parantezler açan bu tekniği anlaşılan sinemada daha da göreceğiz. Gökçeada'ya ses toplamak için giden Murat adanın dinginliği, sessizliği, telaşsızlığı, zamanın başka bir formunu görür ve kendini adaya ait hissetmeye başlar. Sesleri kaydetmeye başladıkça adanın tarihine de tanıklık etmeye başlar. Geçmişten gelen ses kayıtlarının tarihi ortaya çıkarması izleyici için yeni bir durum değil tabi ama dedim ya biçimsel açıdan zengin bir teknik. Madam Styliani ile tanışıklığı da ses kayıtları esnasında olur ve Madam Styliani Murat'a bütün bir ada tarihini anlatmaya başlar. Kayıtlarda muhafaza edilecek olan bu kayıtlar çok sonradan da filmin süreçlerini belirleyecektir. Madam Styliani öldükten sonra adaya gelen torunu Eleni de aslında yıllardır uğramadığı adanın bambaşka bir yönünü görmüş o...

MOEBİUS-LİBİDONUN SESSİZ MANİFESTOSU - Ali Rıza Duru

MOEBİUS- KİM Kİ-DUK, 2013 Ali Rıza Duru                 Kim Ki-Duk Kore sinemasının en çılgın yönetmeni olarak başladığı sinema serüvenine dünya çapında çılgınlıkları ve cesurluğuyla devam ediyor. Gösterime gireceği zaman yoğun cinsel ve şiddet unsurları sebebiyle tepki alan ve kısmi gösterim hakkı bulan film, Filmekimi 2013 sayesinde Türkiye’de izleyicilerle buluştu. Biletleri ilk günden tükenmesine rağmen belki boş bir koltuk bulunur umuduyla caddelere taşan sinemaseverlerin oluşturduğu kalabalık da görülmeye değerdi üstelik.                 Yönetmenin filmografisinde cinsellik, şiddet ve duygusuzluk, mekansızlık, acı, ikame etme temalarını bolca izliyoruz. ‘Acı’ filminde aile kavramına vurgu yapmış ve aileyi reddeden tavrı simgeleştirmişti. Yönetmenin bir diğer öne ...

Sen Aydınlatırsın Geceyi: ASLINDA HİÇ OLMAYAN OLMUŞLUKLAR - Ali Rıza Duru

Sen Aydınlatırsın Geceyi, Onur Ünlü, 2013 Başka Sinema Kapsamında Kasım Ayı boyunca Beyoğlu Sinemasında gösterimi yapılacak olan filmlerden biri de Onur Ünlü imzalı  Sen Aydınlatırsın Geceyi. Hiçbir sinemada vizyona girme şansı bulamayan film pek çok festivalden önemli ödüller aldı. Alternatif dağıtım modellerinin geliştirilmesi konusunun tartışılmasını da sağlayan film şu anda tam olarak alternatif bir modelle izleyiciyle buluşuyor. FilmEkimi'nde gösterildiği 3 ayrı salonda da hiç bilet kalmamıştı. Bu sebeple kaçıran izleyiciler Başka Sinema düzenlemesi sayesinde rahat rahat izleyebildiler.  Sen Aydınlatırsın Geceyi Türkiye sinemasında çok başka bir kategoride değerlendirilebilecek bir film. Yönetmenin daha önceki filmlerini de hesaba katacak olursak bu son filminde kendi tarzı itibariyle oldukça yol kat ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Tam anlamıyla fantastik bir türün öncüsü olma yolunda ilerliyor yönetmen. Duvarlardan geçme özelliğine sahip olan anksiyeteli...

Frances Ha: KAYBEDEN DANSÇININ HİKAYESİ - Ali Rıza Duru

Frances Ha, Noah BaumBach, 2012 Daha önce İf İstanbul ve Altın Koza kapsamında ülkemizde gösterimi yapılan film "Başka Sinema " kapsamında tekrar izleyici karşısına çıktı. Beyoğlu Sinemasının bu yeni projesi kapsamında ay boyunca seçilen filmler çok defa gösterilerek herkesin izlemesine olanak sağlıyor. Kısıtlı vizyon sürelerinin getirdiği alışkanlıklara da bir eleştiri getirmiş oluyor bu durum.  Frances, 27 yalında amatör bir dansçı olarak yaşamını sürdürmeye çalışır. Arkadaşlarından yaşça büyüktür, ailesinden ayrı yaşar, sevgilisinden ayrıldıktan sonra bir türlü yeni birini bulmaz. İşler yolunda gitmez, dansla ilgili kurduğu hayaller genel anlamda ters gider, insanlara yalanlar söyleyerek kendini ayakta tutmaya çalışan Frances, tam bir tutunma çabası içindedir. Ama gerçek anlamda hayatı zordur. Çevresindeki herkes kendisine tutturduğu yolda istikrarla devam ederken, Frances bunu başaramaz. O hiçbir zaman yıldızlaşamayacak bir dansçıdır. Bir çok filmde bir dan...

KÜF:TAŞRADAKİ O UZUN BEKLEYİŞ - Ali Rıza Duru

Küf, Ali Aydın, 2012       Sakin, sessiz başlayan bir sekansın ardından yaklaşık 11 dakikalık tek çekim bir diyalog başlıyor. Daha bu kadar zamanda "küf"le ne anlatılmak istendiği yavaş yavaş anlaşılmaya başlıyor. Oğlunu bulma çabası içinde içi küf tutmuş bir babanın hikayesi başlıyor. Ev, tren garı ve oğlunun yası arasında sıkışmış bir babanın sessizlik ve acı dolu müzmin bekleyişi filmin ritimsel tonunda da karşılığını bulmuş tabi.         Basri karakteri özelinde faili meçhul cinayetlerin arka planında kalanlara odaklanan yönetmen, baba karakterini ele almasının sebebi olarak "bir erkeğin duygusal süreçlerini incelemek istediğini" ifade ediyor. Baba, taşrada bir erkek olarak içe dönük, sosyalleşmesini yitirmiş, iş ve komşuluk ilişkilerinden kaçınan bir profil çiziyor. Zaman zaman taşra yaşantısına uymayan entelektüel edimlerin yer aldığı film genel anlamda iyi bir oyunculuk profili çiziyor. Ercan Kesal'in ilk başrol oyunculuğu de...

ONUR SAVAŞI: MODERN AVRUPADA CADI AVI - Ali Rıza Duru

       Orjinal adı Avlanma olan filmin türkçe çevirisi filmin içeriğini çok iyi karşılamasa da nispeten uygun sayılabilir. Danimaka'nın küçük bir kasabasındaki çok samimi bir grup arkadaşın yaşamına bir anda yapılan keskin müdahale ile her şey aniden değişir. Film aslında toplumsal linç kültürüne dair önemli atıflarda bulunuyor. Filmden referanslarla konunun üzerinde biraz durmakta yarar var.          Çocuk kreşinde eğitmen olarak çalışan Lucas çocukları çok seven ve onlarla güzel zaman geçiren bir eğitmendir. Yakın arkadaşı Theo'nun kızı Klara da bu kreşteki çocuklardan biridir. Lucas'ın Klara'yla yakından ilgilenmesi Klara'da yetişkinlere duyulan aşk türünden bir duyguya dönüşür. Klara ailesindeki sorunlardan dolayı yakın ilgi gördüğü öğretmenine aşık olur ve onunla zaman geçirmeyi çok sever. Bir gün Lucas'ı dudağından öpen Klara, Lucas tarafından uyarılır ve sadece annesi ve babasını dudağından öpmesi gerektiğini söyler. Bu durumd...